Türk Dişhekimleri Birliği araştırmalarına göre ülkemizde diş kayıplarının nedeni olarak yüzde 70’den fazla oranla diş çürüğü dışındaki problemler saptanmıştır. Bu nedenlerin en başında da diş çevre dokusunun problemleri gelmektedir. Kabaca dişeti problemleri olarak tanımlanabilecek problemlerin oluşmasının önlenmesi büyük oranda, uygulanması kolay tedbirlerle önlenebilir.

Diş macunu reklamlarında plak oluşumu olarak sıkça duyduğunuz problemler ve sonuçları aslında büyük çoğunlukla basit tedavi ve alışkanlıklarla ortadan kaldırılabilir. Plak oluşumu çoğunlukla düzenli fırçalama alışkanlığıyla oldukça azaltılabilir, ama sadece fırçalama ağız bakımı için tamamıyla yeterlidir demek oldukça iyimser bir bakış olacaktır. Plak diş etine yakın bölümde tutununca üzerine tükürük içerisinde eriyik olarak bulunan kalsiyum çökelecektir. Sağlıklı bir insanda kabaca 18 yaşından itibaren alınan kalsiyumun kullanımı kemik yapımının yavaşlaması nedeniyle azalacaktır. Kalsiyum suda eriyen bir element olduğundan vücuttan atılımı sıvılar yoluyla olacaktır. Ter (oldukça küçük bir miktar), idrar ve tükürük başlıca yollar olarak önümüze çıkar. İdrarla yoğun biçimde atılması kum dökme ya da böbrek taşı problemlerine yol açarken tükürük ile atılması diştaşı problemlerine yol açar.

Burada ilk anda akla kalsiyum alımının azaltılması gelebilirse de kalsiyumun kalp ve dolaşım sistemi için de önemi düşünüldüğünde çok da akıllıca olmayacağı açıktır. Diştaşı oluşumunun dişeti kanaması ve ağız kokusuna neden olabileceğini de belirtmek isterim.

Problemi tanımladığımıza göre çözümün nasıl olacağı konusuna geliyoruz. Sağlıklı her erişkin bireyin ortalama yılda bir kez dişhekimi kontrolünden geçmesi ve diş taşları temizletmesi oluşacak problemlerin önlenmesinde büyük önem kazanmaktadır.

Dişçi korkusunun yaygın olması nedeniyle bazı şehir efsanelerine de değinmek isterim.

Diş temizletme diş minelerine zarar verir;

Doğru yapılan temizleme işlemi hiçbir şekilde zarar vermez aksine dişeti iltihaplarını önleyeceğinden komşuluk yoluyla kemikte olacak iltihaplanmaları önler ve kemik erimelerinin önüne geçerek demek doku kaybı nedeniyle oluşacak diş sallanmalarını ve buna bağlı diş kaybını önler.
Dişleri bir kez temizlerseniz hep temizleme gerekir; yukarıda da değindiğimiz gibi plak ve üzerinde oluşacak diştaşınn belli aralıklarla temizlenmesi diş sağlığı açısından gereklidir. Dişler sadece yemek yemeye yaramaz, uyku harici dönemde sürekli kullanılan organlardır. Fonasyon vc estetikte son derece önemli yere sahiptir. Arabalarınızın yıllık bakımını ihmal etmediğiniz gibi kendi bakımınızı da ihmal etmemeniz gerekir.

Diş temizleme acılı bir işlemdir;
Diş temizliği düzenli yapıldığı takdirde acılı bir işlem değildir. Uzun süre ihmal edilmiş dişlerde oluşan dişeti çekilmesi kök yüzeylerinin açığa çıkması nedeniyle kısmen hassasiyete neden olabilmekte ise de bu da aşılmayacak bir problem değildir.

iş temizliği ve parlatma aynı şeydir;
Diş temizliğinde asıl amaç diştaşlarını diş üzerinden uzaklaştırmaktır. İşlemin sonunda yapılan parlatma işlemi keyifli bir sonuç olarak algılanabilir ancak asıl amacı diş üzerine yapışacak plak oluşumunu geciktirmektir. Diş üzerinde oluşan lekelenmelerin uzaklaştırılması dişlerinizi daha açık renk hale getirecektir.

Burada ek olarak dişlerin beyazlatılmasının mümkün olduğunu ilave etmeliyim. Bu konuda diş hekiminizle konuşmanız isteğinize uygun çözümler üretecektir.

Yine önleyici tedaviler olan iki konudan da kısaca bahsetmek isterim.

Çürük önleyiciler

Özellikle çocuklarda süt ve daimi dişlerin bir arada bulunduğu 6-15 yaş döneminde, çocuğun yeterli hijyen sağlayamayabileceği de düşünüldüğünde kolaylıkla uygulanabilecek ve çürük oluşumunu yüzde 80 civarında azalttığı bilinen basit acısız ve görece ucuz bir yöntemdir. Arzu edilmesi halinde erişkinlere de uygulanabilmektedir. Özellikle yurtdışında okumaya giden gençlerde uygulanması önerilir. Özellikle batı ülkelerinde diş tedavi bedellerinin yüksekliği düşünüldüğünde iyi bir Önleyici tedavi olarak öne çıkmaktadır.


Diş gıcırdatma veya sıkma

Toplumda maalesef gittikçe artan bir rahatsızlık olarak ortaya çıkmaktadır. 13 yaşına kadar olanlar için paniğe gerek yok, fizyolojiktir. Ancak özellikle erişkin diş sıkması ciddi sorunlara yol açmaktadır. Diş kırıkları ve dişeti problemleri yaratması haricinde sürekli baş ve boyun ağrılarına neden olur. Birçok insan bu konuyu masabaşı çalışma komplikasyonu olarak görmekle birlikte ayırıcı tanı önemlidir. Bu konuda yıllardır kullanılan ve oldukça rahatsız edici gece plaklarının yerine kas içine yapılan enjeksiyonlarla ağrılar giderilmekte ve hastanın hayatı daha konforlu hale getirilebilmektedir. Kas içine insülin iğnesi ile kolay ve acısız yapılan botoks enjeksiyonu kasın kasılma kuvvetini azaltmaktadır. Bunun sonucunda eski uzunluğuna ulaşan kas 6-8 ay süresince bu şekilde kalmaktadır. Gözlemlerimizde hastalarımızın hayat kalitesinin bariz şekilde arttığı görülmüştür. Bu süre sonunda kontroller sonucu sıkma devam ederse bu enjeksiyon tekrarlanabilir. Özellikle kadın hastalarımızda kasın verdiği köşeli görünümün kasın gevşemesi sonucunda ortadan kalkması ile yüzün ovalleşmesi de bir yan kazanım olarak ortaya çıkmaktadır.

Unutmamak gerekir ki düzenli yaptıracağınız kontroller birçok sorunu başlamadan ortadan kaldıracaktır.